“Derbent” kelimesi Farsça kökenli bir kelimedir. “Der”; geçit, “bent”; tutmak gibi iki kısımdan oluşur.Osmanlı Döneminde, “derbent” kelimesi teşkilat anlamında kullanılmıştır. Bu anlamda, dağlar üzerindeki geçitlerde ve boğazlarda bulunan karakollara “derbent” denilmiştir.

 Derbent adını, Osmanlı Döneminde kurulan “Derbend Teşkilatları”ndan almıştır.

Derbent, Selçuklular döneminde“Eşrefoğulları Beyliği” sınırları içinde kalmıştır. Eşrefoğulları Beylik sınırları; Beyşehir ve Seydişehir’den sonra, Ilgın, Bolvadin ve Akşehir sınırlarını içine alır. Bozkır, Şarkikaraağaç, Yalvaç, Gelendost, Kıreli, Doğanhisar ve hatta Çal gibi şehirler de zaman zaman beylik sınırlarına dahil olmuştur.

Süleyman Şah’ın Timurtaş tarafından katledilmesi üzerine Eşrefoğulları Beyliği de yıkılmıştır.

Derbent daha sonra, Osmanlı ve Karamanoğulları Devletleri arasında sık sık el değiştirmiştir. Karamanoğulları Beyliği’nin sona ermesiyle birlikte Derbent kesin olarak Osmanlı Devleti’ne dahil olmuştur.

Onaltıncı yüzyıl Anadolu Sancakları incelendiğinde, Derbent bu dönemde, Beyşehir Sancağına bağlıdır. Beyşehir Sancağına bağlı 11 nahiye vardı. Onaltıncı yüzyılda Derbent, bu 11 nahiyeden olan “GÖÇÜ NAHİYESİ”ne bağlı bir köydür.

Onsekizinci yüzyıla ait Osmanlı Belgelerine göre, Derbent’in eski adı Tatlarhisarı”dır. Tatlarhisarı, Beyşehir Sancağından sonra, 1729 yılına kadar, Akşehir Sancağı’nın Ilgın Kazası’na bağlı kalmıştır. (Cevdet Tasnifi, Zaptiye Kısmı.Nu.2254)

1722 yılında verilen kayda göre Tatlarhisarı Köyü, “derbent” hizmetine tayin edilmiştir. Bu belgede şu ifade yer almaktadır: “ Ilgın Kazasına dahil bulunan, Tatlarhisarı(Çiğil) Derbent’i ahalisi, Derbent hizmetine dahil edildi. Avarızhanelerini tediye etmek ve derbentçilik yapmakla mükellef kılındı”(Cevdet Tasnifi, Zaptiye Kısmı.Nu.2254)

Adı geçen belgede, Tatlarhisarı’nın kontrol sahası Çorukşık, Suvar, Tekne Çukuru, Selayun(?), Gürün, Corden, Tekeceli, Aktubeylim, Kabaoyuğu, Tilkörü isimli yerler içinde kalan topraklar idi.

Tatlarhisarı Derbentçilerine 22 Eylül 1753’te muafname verildiği Maliye Defteri-9956 numarada kayıtlıdır. (MAD. Nu. 9956)

Tatlarhisarı Köyü, yıl üzerinde olduğundan, “Hamid” adlı bir yere gitmiştir. Fakat “Tatlar Derbendi”nin korunması için, Rüstem Paşa, Karaman Beylerbeyi iken, Hamid mezrasındaki evleri yıkılmak suretiyle, zorla eski yerlerine-Tatlar Hisarı Derbendine- nakledildiler. “Derbend beklerse avız teklif olunmaz” diye ellerine hüküm verilip, “derbend” olması lazım gerekçesiyle, “defter-i cedid”e kaydolunmuştu. (Tapu-Kadastro, Defter-i Mufassal-ı Liva-i Akşehir, nu. 146,61)

1722 yılından başlayarak Derbent’e Derbent Han Ağacı olarak saraya mensup olan, Hane-i Hassa, Teberdaran-ı Hassa, Silah-Şoran-ı Hassa’ya mensup şahıslar tayin edilmiştir.

1753’de Teberdar Ali Ağa, 1814’de Teberdar Mahmud Ağa, aynı yılda Arab-zade Seyyid Muhsin Ağa, 1823’de de Ahmed Ağa’nın Derbent’te Derbent Ağacı olarak tayin edildikleri, Hatt-ı Humayun Tasnifi, Numara 31318’de kayıtlıdır.

Konya Salnamelerinde 1880’den sonra Derbent’i kayıtlı görüyoruz. Daha önceki Konya Salnamelerine rastlayamadık. Bu tarihte Derbent’te bir medrese bulunduğu, medresenin 40 talebesi olduğu yazılıdır. (Salname-i Konya. Ilgın Bölümü. Vilayet Baskısı. Yıl. 1300. Sayfa.9221)

Onsekizinci asırda imparatorluk sınırları içindeki Derbent Teşkilatları bozulmaya başlamıştır. Bu bozulma Konya Tatlarhisarı Derbent’i için de geçerlidir. Bozulma sonucunda, Tanzimat Devrinde yeni kurulan Zaptiye İdaresine bağlanan Derbent, bundan sonra da sadece “DERBENT” ismiyle anılmaya başlanmış, kayıtlara da “DERBENT” GEÇMİŞTİR.


Written by :
Dagci
 

Derbenti Videoda İzle


- The funniest home videos are here

Anket Anketimizi Oylayınız

Derbent'in Geleceği?
 

En Son Üyelerimiz

Derbent Görselleri

site ekle