Skip to content

Konya Derbent İlçesi

Görünüm
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto-adjust screen resolution Increase font size Decrease font size Default font size
Derbent'e Hoş Geldiniz : Derbent arrow Derbent
 
Avrupa ve Biz...

Uygarlık dediğimiz anda aklımıza çeşitli zamanlar ve coğrafyalar gelir.
Ancak aklın ve bilimin egemenleştiği, toplumların yönetimlerini etkilediği, kişilere olabildiğince özgürlük sağladığı uygarlığın ilk önce Avrupa'da oluştuğu bir gerçektir.Türkiye Cumhuriyet'le birlikte bu uygarlık dünyasının temel değerlerini ikirciksiz biçimde algılamaya yönelmiş, gerek öğretiminde gerek hukuk düzeninde benimsemiştir.

Adına Atatürk devrimi dediğimiz tarihsel olay budur; aklı, bilimi, laikliği bir İslam ülkesinde, bir kuşak içinde egemenleştirmek kuşkusuz çok zor, belki de olanaksızdı.

 

Çünkü uygarlık tarihinde bu serüven Avrupa'da dört yüzyıl süren kanlı bir macera sonunda ürünlerini verebilmiştir.

İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Türkiye Avrupa Konseyi'ne dahil olurken ağır basan fikir, bu uygarlık çerçevesinde bağımsız istencimizle yerimizi alabilmekti; daha sonra kurulan Avrupa Birliği'ne katılmak girişimi de aynı gerekçeden kaynaklanıyordu.

Bugün ülkemizdeki siyasetin ağırlıklarına bakılırsa AB (Avrupa Birliği) hedefi Türkiye için vazgeçilmez, ama umutsuz serüvene dönüşmüş gibidir.

AB'nin dünya ölçeğinde saygınlığı da artık tartışmalıdır. Örgütün en önemli üç üyesinden birinin Irak işgalindeki etkin rolü, öteki üyelerin de inanılmaz tutumları ve katılımları insanlık değerleri ve devletler hukuku bakımından kabul edilemez.

Durum böyleyken AB'nin kimi sözcülerinin son olaylar nedeniyle Türkiye'deki hukuka ve yargıya ilişkin çıkışlarının ülkemizde büyük bir tepki yaratması doğaldı.

Ülkemizde bir anayasa ve bir Anayasa Mahkemesi vardır, temel hukukumuz da -eleştirilecek yanları olsa bile- Avrupa Birliği üyelerinden farklı sayılamaz.

Anayasamız, işledikçe, yürüdükçe, Türkiye hukuk devleti kimliğini koruyabilecektir.

AB sözcülerinin Türkiye'de yargıyı değil, yargıyı bağlayan yasaları eleştirmeleri gerekiyordu.

Üstelik bu işi çok daha önce gündeme getirmeleri doğru olurdu.

Ancak AB sözcülerinin tüm konuşmalarından ortaya çıkan sonuçlar hazindir. Bu zatların tarih ve coğrafya bilgisinden yoksun, dar ufuklu, lafının nereye gittiğinden habersiz, güncel siyasete oynayan fütursuz kişiler oldukları anlaşılıyor.

Tüm dünyayı saran İslamcı akımlar karşısında Batı, Amerika ve Avrupa, ne yapacaklarını, ne önlemler alacaklarını düşünürlerken Türkiye'de yürürlükteki yasaların işletilmesine bile karşı çıkan bu kafalar, ancak Avrupa'ya özgüdür demek mi gerekiyor?

Türkiye Cumhuriyeti, bu kafaların Anadolu'da yenilgisi ve çağdaş kafanın yengisi üzerine kuruldu.

Ülkemizin içinde bulunduğu ağır sorunu aynı yöntemle aşabiliriz.

Biz Avrupa'nın Anadolu'yu taksim planına karşı savaşarak kurulmuş bir devletiz. Bir özelliğimiz de budur.

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.


Favori olarak ekle (3) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 248 | Yazdır | e-Posta

Bu yazıya ilk yorumu yazın
RSS yorumları

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6
AkoComment © Copyright 2004 by Arthur Konze - www.mamboportal.com
All right reserved

 
< Önceki   Sonraki >

Anketler

Üye Girişi

İzlencemiz

Bugün93
Dün219
Haftalık312
Aylık312
Toplam26725

DAĞCI

Mevzuat Ara



Uygun, benzersiz web site, Dağcı Tasarım |Antalya Kemer Kaş Alanya Finike tatil otel| Yemek ,PastaBörek Tarifi | SlaytSunu | İlkokuma ve Yazma ve 1.2.3.4.5.Sınıflara Proje ve Performans |Etkinlik ve Kutlama Örnekleri |Resimlerinizi Paylaşabilirsiniz |ilkokuma ve Yazma Etkinlikleri |Belirli Gün ve Haftalar Etkinlik ve Kutlama Örnekleri
güzel sözler Web Stats
toplistarama motoru