Derbent
| İnsan Hakları Ve Sandık... |
|
Demokrasinin vazgeçilemez temel kurallarından biri, kişiler arasında eşitliktir.Eşitlik, 1789 tarihli 'İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesi' nin birinci maddesinde yer alır.1948'de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından kabul edilen 'İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi' nin 1'inci maddesi de insanların eşitliğini vurgular; 'cinsiyet' in hiçbir zaman ayrımcılığa gerekçe olamayacağı 2'nci maddede açık seçik yazılıdır.
Bu evrensel temel kural, Atatürk devrimlerinin de felsefesidir ve anayasamızca benimsenmiştir, ama Türkiye'de kadın-erkek arasındaki eşitsizlik ve ayrımcılık toplumda 'fiilen' geçerli olmakta devam ediyor. Bugün yaşadığımız 'türban' sorunu ya da bunalımının kökünde, doğrudan doğruya kadın ile erkeği eşit değil, farklı gören dinsel ve geleneksel gerekçenin var olduğunu kimse yadsıyamaz. Meclis'in büyük oy çoğunluğuyla, anayasayı, dinsel bir gerekçeye dayanarak üniversitede tesettürü geçerli kılmak için değiştirmesi, laik Türkiye Cumhuriyeti'nin sonu anlamına mı geliyor? Bugün Batı dünyasını ilgilendiren ve Türkiye'yi bunalıma sürükleyen soru işareti, İslam coğrafyasında tek laik ülke olmak ayrıcalığını ve çağdaşlığını sürdüren ülkemizin, İslamcı devlet modeline dönüşme tehlikesinden doğuyor. Türkiye son seçimden ve Cumhurbaşkanı değişiminden sonra büyük bir bunalıma girmiştir. Herkes biliyor ki, şimdi Çankaya'da eski Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer bulunsaydı, Meclis'in üniversitede tesettüre dönük anayasa değişikliğini imzalamayacaktı. Ne yazık ki, 'Sezer güvencesi' Çankaya'dan eksilince, beklenen olmuş, Türkiye bunalımın batağına sürüklenmiştir. Şimdi bu bataktan nasıl çıkılacağını bilen ve söyleyen yoktur. 'Türban sorunu' diye adlandırılan olayın biçimselliği aldatıcıdır; derinliği de artık tartışılmıyor; gerçekte, Atatürk'ün kurduğu laik Türkiye Cumhuriyeti'nin yazgısı söz konusudur. Türban olayı şöyle ya da böyle hafifleyip atlatılsa bile, temel sorun daha da ağırlaşarak sürecektir; yalnız Sayın Başbakan Erdoğan 'ın son konuşmalarını bir arada gözden geçirmek bile bu yolda gerçekçi teşhisi koymak için yeterlidir. Sorun bellidir ve soru şudur: Bir ülkede demokrasinin 'olmazsa olmaz' temel koşulu sayılan laiklik ve İnsan Hakları Bildirgesi'nde bulunan kadın-erkek eşitliği, seçim sandığından tersine bir irade çıktığı zaman dahi yürürlükten kaldırılabilir mi? Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Favori olarak ekle (3) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 420 | Yazdır | e-Posta
Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6 |
||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| Anasayfa |
| İçerik Ekle |
| Nutuk |
| Derbent Görselleri |
| Atatürk Takvimi |
| Derbent Kaymakamlığı |
| Satranç Oyna |
| İletişim |
| Konuk Defteri |
| Site Haritası |
| Bugün | 94 |
| Dün | 219 |
| Haftalık | 313 |
| Aylık | 313 |
| Toplam | 26726 |
| DAĞCI | |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
![]() |
|
|
---------------------------------- |