TÜRKÇE’DE DİL VE SES BİLGİSİ
ÜNLÜLER:
a)Kalın Ünlüler :a,ı,o,u
b)İnce Ünlüler :e,i,ö,ü
ÜNLÜLER DÜZ YUVARLAK
Kalın a ı o u
İnce e i ö ü
Örnek Soru:Aşağıdaki tamlamaların hangisinde düz seslilerin tamamı yer almıştır?
A)Kapı tokmağı B)Gümüş bilezik
C)Kedi ayağı D)Tarumar bahçe
ÜNSÜZLER: Ünsüzler titreşimlerine ve çıkış biçimlerine göre ikiye ayrılır.
a)Yumuşak Ünsüzler: “b,c,d,g,ğ,j,l,m,n,r,v,y,z” Ses tellerini titrettikleri için bu ünsüzlere “yumuşak ünsüzler” diyoruz.
b)Sert Ünsüzler: : “f,s,t,k,ç,ş,h,p” Ses tellerini titretmedikleri için bu ünsüzlere “sert ünsüzler” diyoruz.
UYARI: Ünsüzleri telaffuz ederken bu harfler sürekli bir şekilde ağzımızdan çıkıyorsa bu harflere “sürekli ünsüzler”; ağzımızdan sürekli bir şekilde çıkaramıyorsak bu harflere de “süreksiz ünsüzler” diyoruz.
Buradan yola çıkarak “yumuşak sürekli ünsüzler”i, “sert sürekli ünsüzler”i, “yumuşak süreksiz ünsüzleri” veya ileriki derslerimizde karşılaşacağımız “sert süreksiz ünsüzler”i (p,ç,t,k) kolayca çıkarabilirsiniz.
Örnek Soru:Türkçe’de sert sessizle biten sözcükten sonra gelen eklerin başındaki ünsüz, sert sessiz; yumuşak sessizle biten sözcüklerden sonra gelen ekler ise yumuşak sessiz ile başlamalıdır.
Bu kurala uymayan sözcük aşağıdakilerden hangisidir?
A)Kayıkçı B)Ziraatçı
C)Sabuncu D)İlacı
ÜNLÜ UYUMU KURALLARI
1)BÜYÜK ÜNLÜ UYUMU:
a)Türkçe bir sözcüğün ilk hecesindeki ünlü kalın ise ondan sonra gelen hecelerdeki ünlüler de kalın olur.
b)Türkçe bir sözcüğün ilk hecesindeki ünlü ince ise ondan sonra gelen hecelerdeki ünlüler de ince olur.
Kısaca B.Ü.U.: a)Kalın→Kalın
b)İnce→İnce
Uyarı 1) Türkçe’ye yabancı dillerden giren sözcükler ünlü uyumlarının dışında kalır. Bu sözcüklerde ünlü uyumları aranmaz.İnsan, daire…
Uyarı 2) Türkçe olan bazı sözcükler, zamanla uyum dışına çıkacak şekilde değişime uğramışlardır.
Ana→Anne ; karındaş → kardeş ; alma→elma…
Uyarı 3)Sözcüklere getirilen ekler sözcüğün son hecesindeki ünlüye uyar.çocuklar, keskin, gençlik...
► “-ken, -yor, -ki, -leyin, -imtrak ekleri de uyum dışında kalır. Koşarken, geliyor, akşamki, sabahleyin, yeşilimtrak…
Örnek Soru: Hangisinde B.S.U. kuralına uymayan kelime vardır?
A)Kız tarafı durmadan sorun çıkarıyordu.
B)İki aile sonunda anlaştı.
C)Değilse kız oğlana kaçacaktı.
D)En sonunda iki seven birbirine kavuştu.
KÜÇÜK ÜNLÜ UYUMU
İki kuralı vardır.
a)Düz ünlülerden sonra, düz ünlü gelir.
b)Yuvarlak ünlülerden sonra, düz geniş ve yuvarlak dar ünlüler gelir.
Kısaca: (a,e,ı,i) →(a,e,ı,i)
(o,ö,u,ü) →(a,e,u,ü)
Örnek Soru: Aşağıdakilerden hangisi K.S.U.’ya uymaz?
A)köprüler B)doğal C)konuşkan D)Hamur
Uyarı 1) “-yor, ki, -gil” ekleri K.Ü.U.’ya uymaz.
Uyarı 2) Yabancı sözcüklerde, tek heceli sözcüklerde, birleşik sözcüklerde ve bazı ünlemlerde K.S.U. aranmaz.
VURGU
Söyleyiş sırasında sözcüklerin ya da kimi hecelerin ötekilere göre daha güçlü ve baskılı söylenmesine vurgu denir. Vurgu, bulunduğu yere göre ikiye ayrılır.
a)Sözcük Vurgusu: Çok heceli sözcüklerde hecelerden birinin daha güçlü söylenmesidir. Bu hecelerin, hangi heceler olduğunu aşağıda görelim.
1) Türkçe sözcüklerde vurgu, genellikle son hecededir. Bahçe, okudu, kelebek…
2) Sözcüklere getirilen ekler vurguyu üzerine çeker. Bahçede, bahçedeki, bahçedekiler…
3) Yer adlarında vurgu başa doğru sürülür. Ankara, İzmir, Edirne, Bursa, Konya…
4) Pekiştirilmiş sıfatlarda, ünlemlerde ve kimi zarflarda vurgu ilk hecededir. Tertemiz, haydi, şimdi…
b)Cümle Vurgusu: Konuşur ya da okurken, cümlede anlamca önemli görülen sözcüklerin veya sözcük grubunun, ses ayrımı ile daha güçlü belirtilmesidir.
Bu soruyu ben çözdüm.(Başkası değil.)
Bu soruyu, ben çözdüm.(Başka soruyu değil.)
►Vurgulanmak istenen sözcük yükleme yakınlaştırılarak yapılır.
Bu gün ders çalıştık.
Derse bu gün çalıştık. Örneklerde de görülüyor ki, yükleme hangi sözcük yakınsa o sözcük vurgulanmıştır.
Örnek Soru: Hangisinde zarf tümleci vurgulanmıştır?
A)Pazara erkenden çıkacağız.
B)Erkenden pazara çıkacağız.
C)Sınava sadece sen mi katıldın?
D)Sadece sen mi sınava katıldın?
Uyarı 1)Tek heceli sözcüklerde vurgu olmaz, aranmaz.
Uyarı 2) “mı mi” soru sözcüğü, vurguyu kendinden önceki sözcüğe çeker.
Uyarı 3) Sözcük vurgusunda olumsuzluk eki olan “-ma, -me” vurguyu kendi üzerine çeker.
TONLAMA
Cümlenin söylenişi sırasında, sesin amaca göre ve sözün duyguları belirtecek şekilde ayarlanarak söylenmesidir.
Tonlama söyleyişimize ve okuyuşumuza güzellik, canlılık katar. Sözcüklere tonlama yoluyla değişik anlamlar bile yüklenebilir.
|
Atatürk, Cumhuriyet ve Türk Dili 1 Kasım 1928'de Latin esasından alınan harfler, (Türk dilinin özelliklerini belirten işaretlere de yer vererek) "Türk harfleri" adıyla 1353 Sayılı Kanunla kabul edilmiştir. Yazı dilinde kullanılan Arap harflerinin yerine Türk harflerinin alınmasını ifade eden Harf Devrimi yapılmıştır. Arap harflerinin Türkler tarafından kullanılması, İslamiyet'in kabulünden sonra başlamış ancak bu harfler, Türk diline hiç bir zaman uyamamıştır. Türkçe, Arap harfleri ile kolay yazılıp okunamıyordu. Harf İnkîlabının hedefi, okuyup yazmayı kolaylaştırmak ve yaymak, modern öğretim ve eğitimin gerçekleşmesini sağlamaktı. Harf İnkılabının ilk adımı, 20 Mayıs 1928'de 1288 sayılı kanunla, Arap rakamlarının kullanılmasına son verilerek, uluslararası rakamların kabulü ile başlamıştı. Atatürk, 9 Ağustos 1928 gecesi İstanbul'da Sarayburnu Parkı'nda düzenlenmiş bir şenlik sırasında, Harf Devrimini halka duyurmuştur; "Arkadaşlar, güzel dilimizi ifade etmek için yeni Türk harflerini kabul ediyoruz. Arkadaşlar, bizim güzel ahenkli, zengin lisanımız (dilimiz) yeni Türk harfleri ile kendini gösterecektir. Asırlardan beri kafalarımızı demir çerçeve içinde bulunduran, anlaşılmayan ve anlayamadığımız işaretlerden kendimizi kurtarmak mecburiyetindeyiz. Lisanımızı muhakkak anlamak istiyoruz. Bu yeni harflerle behemehal pek çabuk bir zamanda mükemmel bir surette anlaşacağız ki, Milletimizin yazısıyla kafasıyla bütün medeniyet aleminin yanında olduğunu gösterecektir. Vatandaşlar, yeni Türk harflerini çabuk öğreniniz. Bütün millete, kadına, erkeğe, köylüye, çobana, hamala, sandalcıya öğretiniz" demiştir. Harf Devrimi, büyük bir tarihi olaydır. Çünkü, sosyal, kültürel ve siyasi alanda geniş yankıları olmuştur. 1 Kasım 1928'de Latin alfabesine dayalı yeni Türk Alfabesinin kabulünden sonra, 24 Kasım 1928'de yayımlanan Millet Mektepleri Talimatnamesi gereğince, yurdun her köşesinde Millet Mektepleri açılmış, halka yeni harflerle okuma yazma öğretilmiştir. Atatürk bu çalışmalara "Millet Mektepleri Başöğretmeni" sıfatıyla katılmıştır. Kaynak: www.ataturk.net |
|
|
