Türkiye Türkçe’si Batı Türkçesinin üçüncü devresidir. Bugün de devam etmekte olan bu devre, 1908 meşrutiyetinden sonra başlar. Bu yeni devrenin 1908 meşrutiyetinden sonra başlayan ve Cumhuriyete kadar devam eden ilk safhası Türkiye Türkçesinin başlangıç devri mahiyetindedir bu kısa devirde çok süratli bir şekilde ortaya çıkan yeni yazı dilinin yanında Osmanlıca henüz tamamıyla sahneden çekilmiş değildir. Fakat lam manasıyla son günlerini yaşamakta ve umumi dil olmaktan çıkarak muayyen kalemler tarafından tutulmağa çalışılan hususî bir dil durumuna düşmüş bulunmaktadır.

Devamını oku...

Derbent Konya'ya 76 Km Mesafede 1930 Yılında kasaba olmuş, 1990 yılında ilçeliğe adım atmış küçük ama şirin bir yerleşim birimidir.
2000 Yılı Genel Sayımına göre nüfusu 14.372 Kişi olup bu nüfusun 7.440 'ı ilçe merkezinde bulunmaktadır.
Derbent'in Rakımı 1.480 metredir.
Konya'ya mesafesi Beyşehir yolundan gidilip Ilgın sapağından ulaşım sağlanırsa 78 Km olup ana yolu bu istikamettir. Fakat yine Beyşehir yolu istikametinde giderken Altınapa barajına inmeden sağa girilir ve Başara kavak yolu kullanılırsa mesafe 55 Km dir fakat bu yol çok dar ve virajlıdır.
Yüzölçümü 300 Km2 olup, bunun yaklaşık 10 Km2 si sulanılabilir vaziyette olan toplam 156 Km2 lik alanı tarım arazisidir. Kalan kısmı ise yerleşim yerleri ile orman ve mera arazisidir.

Devamını oku...

Türk yazı dilinin ele geçen ilk örnekleri Orhun âbidelerinin metinleridir. Fakat bu metinler şüphesiz Türk yazı dilinin ilk örnekleri değildir. Çünkü Orhun âbidelerindeki dil yeni teşekkül etmiş bir yazı dili olarak değil, çok işlenmiş bir yazı dili olarak karşımıza çıkmaktadır.

Devamını oku...

“Derbent” kelimesi Farsça kökenli bir kelimedir. “Der”; geçit, “bent”; tutmak gibi iki kısımdan oluşur.Osmanlı Döneminde, “derbent” kelimesi teşkilat anlamında kullanılmıştır. Bu anlamda, dağlar üzerindeki geçitlerde ve boğazlarda bulunan karakollara “derbent” denilmiştir.

Devamını oku...

Osmanlıca’nın, kendi içinde yukarıda gördüğümüz şekilde üç devreye ayrılan uzun tarihi boyunca, nazım ve nesir sahasındaki görünüşü birbirinden farklı olmuştur. Bu fark, bir yabancı unsurlar, bir de cümle yapısı bakımından nazım ve nesir dili arasında görülen ayrılıktır. Şiirin, bilhassa divan şiirinin muhteva ve şekil bakımından muayyen Ölçülere bağlı bulunması nazım diline de tesir etmiş ve Osmanlıca’da umumiyetle tek bir çeşit nazım dili oluşmuştur.

Devamını oku...

Derbenti Videoda İzle


- The funniest home videos are here

Kayıt Formu Üye Giriş Formu

En Son Üyelerimiz

Derbent Görselleri

site ekle